TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR            

Gönderen Konu: TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR  (Okunma sayısı 1963 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • *** asi_kar ***
  • Süper Moderatör
  • *
  • İleti: 706
  • Cinsiyet: Bayan
  • Sevmek YÜREKLİ olana yakışır(!)
  • 231 Mesajı Toplam
    424 Kere Beğenildi
    • antoloji
  • Kan Grubu: ARh+
     EBRU COBANOĞLU
     ebrucobanoglu@gulenkoyu.com
     19 Nisan 2011 Salı

     TEKDİR İLE USLANMAYANIN HAKKI KÖTEKTİR

     Biz siyasette suçsuz yere idama layık görülen Adnan Menderes ve beraberindeki arkadaşlarından bahsetmiyoruz. Siyasi çıkarlar uğruna idam edilenlerden bahsetmiyoruz. Eylemleri ile toplum vicdanını yaralayan, huzurunu bozan şahıslardan bahsediyoruz.
Geçtiğimiz günlerde bu sayfada "idam geri gelsin mi?" başlıklı bir makale yayımlandı. Yazının başlığındaki soruya cevabım hemen "Evet geri gelmeli" olmuştu. Heyecanla okuduğum yorum yazısını üzüntü duyarak okumaya devam ettim. Aslında beklediğimi bulamadığım için yıkılmıştım.
Dicle Üniversite Öğretim Üyesi Mazhar Bağlı'nın yazısını okuyunca bana yorum hakkı doğdu. Çünkü bu yazı üzerine susamazdım, susmamalıydık zaten.

     HUKUKUN MEŞRUTİYETİ Mİ?

     Yazıda aynen şu cümleler yazıyordu; "Ünlü hukuk felsefecisi Montesque, kanunların işleyişini özgürlüğüne bedeni bir yana bırakalım manevi yönden hissiyatı yok edilip ölmeden diri diri manevi tecavüze uğrayıp her gün ölen bir çocuğun kalbinin hissiyatının üzerine kurulmayacak olan bu hukuk nedir?

     Hukuk benim hak ve özgürlüklerimin korunmasıdır. Hukuk bana yapılan suçun karşı atakla kişiye dönüşü benim korunmamdır. Benim ona sığınmamdır. Baba-evlat ilişkisidir. Hukuk yazdığınız bu cümlenin neresinde?

     "Kapatmayı hedefleyen bir anlayış cezaevleriyle egemendir artık. Buradan cezanın daha da insani bir alana doğru kaydığı vurgulanmakta insan haklarının korunmasına ilişkin çalışmalarının yaygınlaşmasıyla" demiş Sayın Bağlı.

     Bir dakika yanlış mı anladım? Değil, aynen öyle yazıyor. Cezanın insanisini düşünen zihniyet nasıl olsa suçun da kibarını düşünür.

     DÖNÜŞEN CEZAİ YAPTIRIMLAR

     "Unutmamak gerekir ki tek bir masum insanın (suçsuz) yanlış şekilde idam edilmesi yerine birkaç suçlunun toplumda dolaşmasını tercih etmek mümkündür. Hatta böyle bir tercihte bulunmak daha doğru bir yaklaşımdır"

     Nasıl yani? Siz olayı nasıl suçsuzlar üzerine çekersiniz? Suçluyu konuşalım, sonra suçsuzların hakkını düşünürüz. Tecavüzün suçsuzu yanlış anlaşılması oluyor mu? Bu katil zanlısı mı? Bu trafik kazası mı? Delilleri rahatlıkla tespit edilip açığa çıkan bir bulgudur. Siz nasıl bunu böyle acınacak bir dille okurlara sunarsınız, anlaşılması zor bir durum, telafisi olmayacak bir gaf bence.

     HERKES İÇİN İNSAN HAKKI

     Herkes için dediğiniz insan hakkı suçluların hakkının neresinden tutar bilmem ama insanlıktan yoksun alçakların bir çocuğun yaşama hakkını elinden alacak kadar fütursuzlaşanlara insan hakkı tanımak bana iyimserlik olarak geliyor.

     Bağlı yazısının sonunda; "Dolayısıyla bir kişinin sahip olduğu bir arızan dolayı işlediği suç karşısında idamı hem hukuki hem insani açıdan doğru değildir. Bu ceza sahip olduğu hastalık ya da arızadan dolayı olacaktır. Devlet hukuku kişinin yaşama hakkım elinden alamaz insan hakkı kavramı masum ve suçsuz insanlar için var olan bir ideal değildir. Yaşama hakkı herkesin hakkıdır. Bir çocuk katili ya da tecavüzcüsü normal görülemez ama onunda bir insan olarak değerlendirilmesi insani bir ortak paydaya işaret eder. Linç kültürü üzerinden yürüyen bir toplumsal duyarlılığın, vereceği her türlü cezai yaklaşım barbarca ve vahşice bir öç alma duygusunun yattığı gerçeği idama ilişkin bir düşüncenin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmez mi?" diye yazmış.

     İşte kahrolduğum nokta. Biz siyasette suçsuz yere idama layık görülen Adnan Menderes ve beraberindeki arkadaşlarından bahsetmiyoruz. Biz siyasi çıkarlar uğruna idam edilenlerden bahsetmiyoruz. Biz idam edilmeleri caydırıcı nitelik kazandıracak, toplum huzurunu bozan şahıslardan bahsediyoruz.

     Çöp çatan programlarının yaygın olduğu, cinsiyeti belirsiz insanların ünlü olduğu, internetin sınırsız güce ulaştığı bir toplumda monotonlaşan beyin yapısına sahip, duyarsız, büyüğüne saygısı olmayan, siyası hiçbir terimin anlamım bilmeyen, gazete okumayan bir gençliğe sahipken nasıl bir ebeveyn olarak vaktinizi suçluların hakkını savunarak harcıyorsunuz, bilmem? Sizler sınava sokulmayan, üniversite kapılarında ikinci sınıf muamele gören gerçek insanların gerçek hakkını savunmakla daha da doğru bir yaklaşım elde etmez misiniz?

     NOT: 19.04.2011 Yeni Şafak Gazetesinde yayınlandı bu yazı...

"Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun...

Sabret ki her şey gönlünce olsun... "

EBRU ÇOBANOĞLU 'nin Mesajlarını Beğenen 3 Kullanıcı: Kenan Yazıcı (08 Haziran 2011 - 23:22), Gulenkoyu.Com (23 Nisan 2011 - 17:33), GÜNAY SAY (20 Nisan 2011 - 19:45)
  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.559
  • Cinsiyet: Bay
  • "Edeb Ya Hu"
  • 388 Mesajı Toplam
    566 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü
  • GSM: 05354320479
  • Kan Grubu: 0Rh+
Ebru kardeşimizin bu yazısı bugün Yeni Şafak gazetesinde sayfa 18 de yayınlanmıştır. Ebruyu tebrik eder yazılarının devamını dilerim...


Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...

  • *
  • İleti: 282
  • Cinsiyet: Bay
  • 52 Mesajı Toplam
    71 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0532 160 62 61
  • Kan Grubu: Seçmediniz
  tebik ediyorum öncelikle ulusal basında yazının  yayımlanması münasebetiyle,başarılarının devamını diliyorum...........ABDULLAH AKTÜRK


  • *
  • İleti: 74
  • Cinsiyet: Bay
  • 6 Mesajı Toplam
    6 Kere Beğenildi
    • kondisyon aletleri spor malzemeleri
  • Kan Grubu: ARh+
Bravo ebru hanım. yaztıklarınızın altına bende imzamı atarım. ayrıca cok bir zaman abonesi olduğum yeni şafak gazetesinde de yazınızın cıkması gurur verici bir olay.Kendisini geliştiren ve yorum yapabilen insanlara daha çok ihdiyacımız var.Başarılarınızın devamını dilemek arzusuyla hoşda ve hoşca kalın .



 

Köşe Yazarları


Facebook Yorumlar