Mevlana'yı Anla(MA)mak - Gulen Koyu Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: Mevlana'yı Anla(MA)mak  (Okunma sayısı 1758 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 892
  • Cinsiyet: Bay
Mevlana'yı Anla(MA)mak
« Topic Start: 15 Ekim 2011 - 21:10 »
  • Yayınlama
  • Her ne kadar başlığı böyle kullanmış olsam da benim kişilerle ya da özelinde Mevlana ile hiçbir derdim yoktur. Benim derdim;kalıplaşan fikirler, gelenek haline gelen düşünceler, ciltleşen hurafelerledir..
    Yine her ne kadar kişilerle derdim olmasada, eleştirdiğim konuların, içinde bulunduğu kitapları yazdığı iddia edilen kişiye kıyısından köşesinden dokunmakta ,ya da öyle algılanmaktadır.
    Mevlana’nın benimsediği yaşam felsefesini  kendimde takdir ediyor, fakat Bugünkü ‘mesnevi’nin içinde yer alan bazı noktaları, ve bazı anlayışları irdelemeden eleştirmeden edemiyorum…çünkü bunlar benim asla kabul edemeyeceğim benzetmeler  içermekteidr…Mesnevideki çelişkileri anlatmaya kalksam sayfalar yetmez herhalde..anlaşılır ve sıkıcı olmasın diye birkaç kısa örnekle yetineceğim… ‘Ağıza kaçan yılan’hikayesinde  insana yapılan tanrı benzetmesini değil, ‘Pir kimdir sıfatları’ hikayesinde geçen ve ‘ALLAHa ulaşmış kişinin önünde bulunmayı’ ibadetlerin en makbulu kabul edilmesini  değil, hacca giderken yolda rastladığı bir pirin etrafında  yedi kere tavaf edip sadece hac ibadetini değil aynı zamanda umre ibadetini de yerine getirdiğini kabul etmesine yapılan benzetmeyi değil, yine aynı hikayede etrafında tavaf yapılan kişinin ‘ALLAH kabeyi yaptı oraya daha uğramadı ama her zaman benim içimdeydi’ benzetmesini değil, ve hatta  'Kadınlarla meşverette bulunun, ne derlerse aksini yapın. Şüphe yok ki onlara aykırı hareket etmeyen helak oldular.’ sözüylede değil ,önsözde yer alan bazı söylemlerle yetineceğim..
    ‘Bu mesnevi kitabıdır.
    Bu kitap gerçeğe ulaşmanın ve bilgiyle bütünleşmenin sırlarını keşifte dinin usulünün, usulünün, usulü yani din esaslarının esaslarıdır.
    Bu kitap ALLAH Tealanın en büyük fıkhıdır. ALLAH'ın parlayan şeriatıdır.’ Diye başalayan önsözde dikkat ederseniz dinin usulü değil, usulünün usulünün usulü, dinin esaslarıda değil,esaslarının esasları diyor, böylece Kurandan daha yüce bir kitap vasfına sokulmuş oluyor..Eğerki fıkıh kelimesinin anlamı Kuranın açıklanması ise herhalde Peygamberimizin hayatından daha büyük bir fıkıh da yoktur..Önsözün devam eden kısmında da her cümlesinde, her kelimesinde Mesnevi kitabına övgüler,iltifatlar yapılmaktayken benimde aklıma yine Mevlananın ‘kendim yazdım kendim oynadım’ sözü geliyor nedense…

    Bende ‘kendim yazdım kendim oynadım’ durumuna düşmemek için Kurandan birkaç ayetle daha açıklayıcı olmak isterim..

    ‘Haberin olsun; halis (katıksız) olan din yalnızca ALLAH'ındır. O'ndan başka veliler edinenler (şöyle derler:) 'Biz, bunlara bizi ALLAH'a daha fazla yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz.' Elbette ALLAH, kendi aralarında hakkında ihtilaf ettikleri şeylerden hüküm verecektir. Gerçekten ALLAH, yalancı, kafir olan kimseyi hidayete erdirmez. (zümer-3) buyururken ALLAH anlaşıldığı üzere bizzat inanan insanlara söylemektedir bunu.. çünkü müşrik olanın ALLAHın kabul edebileceği bir din anlayışı yokki ‘katıksız’ olsun... herhalde bu çağrı müşriklere olsa önce iman etmeleri istenirdi…öyleyse ayetin devamında da dendiği gibi biz bunlara ‘bizi ALLAHa daha çok yaklaştırsınlar diye ibadet ediyoruz’ derken herhalde tamda bu tarikat anlayışı, tabi olma anlayışı kastedilmektedir…

    Aynı sürenin(zümer) 43. Ayetinde ‘Yoksa ALLAH'tan başka şefaat ediciler mi edindiler? De ki: 'Ya onlar, hiç bir şeye malik değillerse ve akıl da erdiremiyorlarsa?'’derken ALLAH hemen peşinden 44. ayette bizzat Peygamberimize söyletir gibi ‘De ki: 'Şefaatin tümü ALLAH'ındır. Göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Sonra O'na döndürüleceksiniz.' Buyururken ALLAH, nasıl olurda şeyh gibi evliya gibi kimselerden medet umulur ve hatta bu insanlara Peygamberimizde bile bulunmayan bazı hikmetler,bazı vasıflar ve üstün güçler yüklenir bunu anlamakta zorluk çekiyorum işte…


    Bu devran böyle gitmez düzelir bir gün elbet,
    Yorulan gönüllerden devralınmalı nöbet.

    • Aktif Visirli
    • *
    • İleti: 892
    • Cinsiyet: Bay
    Mevlana'yı Anla(MA)mak
    « Yanıtla #1: 27 Ekim 2011 - 08:54 »
  • Yayınlama
  • akşam 'hayatın şifreleri' programının konuğu Cübbeli Ahmet hocaydı..ve akşam dediğine göre, Abdulkadir Geylani ölüyü diriltmiş.!!!
    Bu devran böyle gitmez düzelir bir gün elbet,
    Yorulan gönüllerden devralınmalı nöbet.


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear