"Sinan, dedesi gibi Türk ve Müslüman" - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: "Sinan, dedesi gibi Türk ve Müslüman"  (Okunma sayısı 1542 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Nurten AKYOL
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.424
  • Cinsiyet: Bayan
  • Güvenilmek, sevilmekten daha büyük iltifattır...




"Sinan, dedesi gibi Türk ve Müslüman"

Mimar Sinan'ın Müslüman Türk olduğunu belirten tarihçilere göre 'Ermeni devşirme' olduğunu iddia edenlerin asıl meselesi Müslüman Türk'ün başarısını gölgelemek.

Yaptığı eserlerle dünyayı kendine hayran bırakan Mimar Sinan'ın Müslüman bir köyde doğduğunu ve hem babasının hem de dedesinin Müslüman Türk olduğunu dile getiren tarihçilere göre zaman zaman ortaya atılan “Mimar Sinan Ermeni ve devşirmeydi” iddialarının altında asıl mesele Müslüman halkın başarısı küçümsemek.

ERMENİ KÖYÜNDE DOĞDUĞU YALAN

Osmanlı Devleti'ndeki başarılarının aslında gayri müslim ve devşirmelere ait olduğu fikrinin yaygınlaşması böylece Türk milletinde aşağılık komleksi oluşturmak amacıyla böyle bir yolun izlendiğini dile getiren tarihci yazar Mehmet Niyazi Özdemir, "Mimar Sinan Kayserilidir ve doğduğu köy Ermeni köyü değildir. Dedesinin isminin Yusuf Doğan, babasının Abdullah Mennan olduğu bilinmektedir" dedi.

Osmanlı döneminde devşirmelerin Semavi dine girmemiş olan Bulgar, Sırp ve Arnavutlara zımmilik hakkını vermek için devşirme yapıldığını belirten Özdemir şu bilgileri verdi: "Ermeni, Rum ve Yahudiler, İslamiyet öncesi semavi dine inandıkları için devşirme yapılmamışlardır. Ayrıca bir kaynağımızda, Mimar Sinan mimarbaşı iken Kıbrıs fethedilir. Kıbrıs'ta yaşayan insanların, Müslüman ahali ile tanışmaları, onların inanç, kültür ve yaşantılarını görüp tanıyabilmeleri için, Kayseri'den insanlar gönderilmiş. Kıbrıs'a gidenler arasında Sinan'ın amcasının oğlu da vardır. Sinan, amcasının oğlunun Kıbrıs'a gönderilmemesi için Sultan II. Selim'e bir mektup yazmış ancak olumsuz cevap almıştır. Buradan da anlıyoruz ki, amcasının oğlu da Müslümandır."

Ermeni kayıtlarında adı bile yok

Tarihçi Zekeriya Kurşun şunları söyledi: “Osmanlı Devleti devrinde devşirme sadece Balkanlardan yapılıyordu. Aslında Osmanlı'nın eğer başarılı gayrı müslimler var ise bundan gocunmuyordu, çünkü onları kendi vatandaşı olarak kabul ediyordu. Eğer gocunsa idi o insanları başarılara imza atacakları görevlere getirmezdi. Aslında ilginç olan bu iddiaları ortaya atan kişilerin Ermeni olmamalarıdır. Ayrıca eğer Sinan, Ermeni ya da Ermenilikten devşirilmiş olsa idi, Ermeni klisesinin kayıtlarında bunun belgeli olması gerekirdi. Osmanlı tarihini yorumlarken, hemen her başarılı alanda gayrı müslim unsuru öne çıkartma gayreti var. Osmanlı'nın başarısının gayrı müslim ya da devşirmelere ait olduğu yaygınlaştırılmak isteniyor.”



Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır:
Birincisi, iyi düşünmektir, bu en soylusudur.
İkincisi, taklit etmektir; bu en kolayıdır.
Üçüncüsü, denemiş olmaktır; bu en acısıdır.

Konfüçyüs


İnsanoğlu hilekardır kimse bilmez fendini, kime iyilik yaparsan ondan kolla kendini. . . !


 


Facebook Yorumları

         
Twittear