TRABZON TARİHE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: TRABZON TARİHE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR  (Okunma sayısı 2493 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Administrator
  • *
  • İleti: 2.567
  • Cinsiyet: Bay
  • "Edeb Ya Hu"
    • Forma Yaptırma Sipariş
  • Kan Grubu: Seçmediniz
İLÇELERİMİZ :

Trabzon merkez , Akçaabat ,Araklı , Arsin , Beşikdüzü , Çarşıbaşı ,Çaykara , Dernekpazarı , Düzköy , Hayrat , Köprübaşı ,Maçka , Of , Sürmene , Şalpazarı , Tonya, Vakfıkebir , Yomra

TURİSTİK YERLERİMİZ :

Maçka Altındere vadisi milli parkı , Sürmene Çamburnu ormaniçi dinlenme yerleri ,Çakırgöl ,Uzungöl , Boztepe , Çifteçamlık ,Kalepark ,Kisarna ( Bengisu ) , Soğuksu , Zefanos (Bulak ) mesire yeri , Trabzon kalesi ve Akçakale , Kaymaklı , Panagia Theoskepastos manastırı ,Gregorios Peristera manastırı , Panagia Keremeste manastırı , Sumela manastırı ,Vazelon manastırı , Hagios Savas (Maşatlık ) mağara kilisesi , Hagia Anna ( küçük Ayvasil ) kilisesi , Hagia Sophia (Ayasofya ) kilisesi , Sotha (St.John ) kilisesi , Hagios Theodoros kilisesi , Hagios Konstantinos kilisesi , Hagios Khristophoras kilisesi , Hagios Kiryaki kilisesi , Santa Maria kilisesi , Hagios Mikhail kilisesi , Panagia Tzita kilisesi , Panagia Khryokephalos kilisesi , Hagios Andreas kilisesi , Hagios Eugenios kilisesi , Hagios Eleutherios kilisesi , İskender paşa camisi , Semerciler camisi , Çarşı camisi , Gülbahar hatun cami ve tüebesi , İmaret deresi , Kavaklı ve Kuzgundere ( İnceköprü ) su kemerleri , Bedesten , Alaca Han , Vakıf Han , TaşHan , Sekiz direkli hamam , Paşa ve Hacı Arif hamamları , Eirene Kulesi ( Fatih cephaneliği ) , Abdullah Paşa ve Abdülhamit çeşmeleri , Zağanos köprüsü , Kapogiannidis köşkü ( Atatürk köşkü ve müzesi.       

Trabzon Rize il sınırı yakınında yapılan sondajlarda ele geçen buluntular, Kalkolitik Çağla Tunç Çağında (İÖ 5500 - 1000) bu bölgede insanların yaşadığını göstermiştir.

Antik adı Trapezos , yani Helence masa .Eski kent denize doğru uzanan masa şeklinde dar uzun bir tepe üzerinde kurulu .MÖ 8 yüzyılda Sinop'un kolonisi olarak kurulmuş .1204 den 1461 e kadar bağımsız bir Rum imparatorluğunun başkenti olarak zenginlik ve şaşaa dolu dönemi yaşamış .16.yüzyıl başında şehzade Selim'in Trabzon valiliği yıllarına dek metropol niteliğini korumuş .Karadeniz'in en işlek limanı olma özelliğini Cumhuriyet yıllarında Samsun'a kaptırmış .Rumlar Trapezounta , Lazlar ise Tramtra diyorlar .

MÖ 7. yüzyılda Miletos'dan gemilerle bu bölgeye gelen bir grup, önce Sinop'a yerleşmiş, daha sonra Carassus (Giresun) ve ünlü Trapezus (Trabzon) koloni kentlerini kurmuşlardır. Bu tarihten sonra Trabzon, sırasıyla Kimmer, İskit ve Persler'in eline geçmiştir. Anadolu'nun diğer bölgelerinde olduğu gibi Trapezus'taki Pers egemenliği Büyük İskender'in MÖ 334 yılındaki Doğu seferiyle son bulmuştur. İskender'in ölümünün ardından bölge Selevkos Krallığı'na (MÖ 312-280) bağlanmış; sonra da Pontus Devleti'nin sınırları içinde kalmıştır (MÖ 280-63). Romalı general Pompeius'un, MÖ 63'te Pontus Kralı Mithridates'i yenmesinden sonra bölgede Roma hâkimiyeti başlamış ve Roma İmparatorluğu'nun 395 yılında ikiye bölünmesinden sonra kent, Doğu Roma İmparatorluğu'na (Bizans) bağlı kalmıştır. Kentin önemi yıllar içinde giderek artmış, şehir tahkim edilerek yeni yapılarla donatılmıştır. Özellikle İmparator Justinianus zamanında kentteki birçok kilise onarılmış ve kente su sağlayan, Aziz Eugenius'a ithaf edilen su kemeri yapılmıştır.   

Trabzon'u fetheden fatih sultan mehmedin oğlu   oğlu 2.beyazıd ,kanuni sultan süleyman ve babası yavuz sultan selim trabzonda dünyaya gelmişlerdir .   

Trabzon kenti Boztepe ve Soğuksu Tepesi ile Karadeniz kıyıındaki küçük bir köy arasındaki alanda kurulmuştur; tarihsel çekirdeği Tabakhane ve Zağanos derelerinin ortasındadır. Karadeniz kıyı yolu boyunca çizgisel bir gelişme gösteren kentin yakın bir gelecekte doğuda Yomra ilçesi, batıda da Akçaabat ile bütünleşeceği sanılmaktadır.İldeki sanayi tesislerinden önemli bölümü il merkezindedir. Trabzon - İran transit yolu olarakda bilinen ve Doğu Karadeniz Sıradağlarını Zigana geçidinde(2030m) aşan E - 97   Karayolu Trabzon'da Karadeniz kıyı yoluna bağlanır.Kuruluşundan beri büyük önem taşımış olan Trabzon limanı İran - Irak savaşı sırasında kapasitesinin üstünde çalışmak zorunda kalmıştı. Limanda daha çok çimento ve fındık yüklenir, gübre ve maden cehveri boşaltılır. Buraya haftada bir kez İstanbul'dan   feribot seferi yapılır.

Trabzon'un ilk hastanesi ; Memleket Hastanesi adıyla Boztepe semtinde Akridis adlı bir Rum tarafından 1900 yılında kuruldu.

Tarihi Trabzon vilayeti 16. yüzyılda Batum'uda içine alan bir eyalettir. Eyalet topraklarına yerleştirilen   Çepni Alevi   Türkmenleri ile yerli sünni müslüman halk arasında 18. yüzyıl ortalarına kadar etkili etnik ve dini çatışmalar olduysada Çepnilerin Alevilikten Sünniliğe geçmeleri, yerlilerin ise Türkleşmesi sonucunda kalıcı barış sağlanmıştır. Osmanlı yönetimi Trabzondaki gerilimi azaltmak amacıyla diğer eyaletlerin aksine Trabzon beylerbeyini yerli ayanlardan atamıştır. Ama bunlarda güçlenip Osmanlı Merkezi yönetimine başkaldırmışlardır. 1868'de vilayet olan Trabzon eyaletine merkez sancağı dışında, Lazistan, Gümüşhane, Canik ( Samsun) sancakları bağlıydı. Vilayetin nüfusu   1868'de 1 milyon dolayındaydı. 1890'da merkez sancağı Ordu, Giresun, Tirebolu, Görele, Vakfıkebir, Sürmene ve Akçaabad, Canik Sancağı ve Bafra, Ünye, Fatsa, Çarşamba ve Terme, Lazistan sancağı Rize, Of, Atina (Pazar) ve Hopa , Gümüşhane sancağı da Torul, Kelkit, Şiran kazalarını kapsıyordu.

1989'da yetiştirilen başlıca bitkisel ürünler ve bu ürünlerin miktarı şöyleydi:

138.628 ton patates, 115.558 ton yaş çay yaprağı, 74.361 ton fındık ve 73.354 ton mısır. Aynı yıl Türkiye yaş çay yaprağının %17 si fındık üretiminin %14 ü Trabzon ilinde gerçekleştirilmiştir.

Yavuz selim 1470(hicri 875) tarihinde trabzon da doğmuş ve 1512 yılında 43 yaşında iken tahta çıkmıştır . Şehzadeliğide trabzonda geçmiştir ,tahta geçincede oğlu kanuni sultan süleymanı bu bölgeye vali tayin etmiştir . Osmanlıya en güçlü günlerini yaşatan sultanların görgü ve tecrübelerini arttırmak amacıyla trabzon'a gelmeleri tesadüf değildir .O zamanın Trabzonu Anadolunun kültürel ve iktisadi açıdan en büyük şehridir .Bir imparatorluğun mirasıdır   .Bunun yanında kafkasyaya yakınlığı ve geleneksel düşmanlarımız   persler ve Rusların yolunu kesebilecek stratejik konumdadır .Kanuni Sultan Süleyman şehzade iken bir Rum ustadan kuyumculuk öğrenmiştir .Yavuz Sultan Selim ise   daha şehzade iken sonradan çıkacağı fetihlerin ilk provalarını   buradan yapmış ,Bayburd ve Kemah'ı fethetmiştir .Trabzon Anadoluda sikke basılan şehirdir (evliye çelebi seyehatnamesi).Trabzon keteni ,bezleri ,gömlekleri Anadolunun her yerine satılmaktadır .Daha 19.yüzyılın ortalarında Trabzondan Marsilya'ya ve Liverpol'a direkt şilep ve vapur seferleri vardı .Bunun yanısıra Avusturyalı tüccarlarda Trabzondan değişik limanlara   gemi seferleri düzenliyordu .20.yüzyılın başında ise İstanbuldan sonra İzmir ve Trabzon yerel gazete ve dergi basımında Anadolunun   kültür merkezleri idi .

Uzungöl turizme açıldıktan sonra , çirkinleşti . Bitmemiş apartmanlar ve briket barakalardan oluşan çamur batak bir çarşı türedi . Süleymaniyeye meydan okuyan birde beton cami yapıldı .Cami avlusunda takkeli dedeler oturup Rumca muhabbet ediyorlar .Gölün biraz yukarısındaki Şerah köyünde 15 yıl önce tüm evler ahşaptı .Yarısı bile kalmadı betonlandı .Gölden yukarısı bakir .Şerah içinden devam eden yol Soğanlı (Hopşera ) yaylasına çıkıyor .Oteller mıntıkasına giden yol ise,alabildiğine muhteşem doğa içinden Demirkapı (Haldizen ) yaylasına çıkıyor .Yayladan Demirkapı Dağı zirvesi (3376m) iki üç sattlik yürüyüş.Etrafta yarım düzine moren gölü var .Çaykara'nın 4 km yukarısındanayrılan bir toprak yoldan 15 km ileride Sultan Murat yaylasına ulaşılıyor .23 Haziranda yapılan şenliği ünlü .Yedi vilayetten insan geliyor . Horonun hası oynanıyor .Sultan Murat'ın yukarısında iki manastır harabesi var .

Zigana Geçidi :   

Trabzon'u Erzurum'a bağlayan yol tarih boyunca Karadeniz dağlarının en önemli geçidi olmuş .Ortaçağda Asya'yı Avrupa'ya bağlayan en büyük kervan yolu ,Çin'de başlayıp Kaşgar ,Semerkant , Buhara ,Nişapur ,Rey ,Tebriz ve Erzurum üzerinden gelerek Zigana geçidinden denize inmiş .Trabzon'dan deniz yolula Venedik ve Ceneviz'e ulaşmış .mö 399 yılında tarihçi asker Ksenophon komutasındaki felaketli İran seferinden çıkan Onbin Atinalı asker ,kış kıyamette Doğu Anadolu'yu aştıktan sonra burada ilk kez denizi görüp sevinçle "thalasa ! thalasa ! (deniz ,deniz ) diye bağırmışlardır .Batı dillerinde darbımesel olmuş. Kötü günlerin sonu anlamında.Eski Zigana yolu on yıl kadar önce terkedildi .Geçidi bir tünelle bay pas eden yeni karayolu yapıldı .Eski günlerin heyecanı ve manzarası yok .Hamsiköy içindeki ünlü sütlaç lokantaları da artık işlemiyor .

Sürmene Coğrafyacı Skylax'ın kitabında Psoron Limen olarak geçmektedir ( o harfi Helen yazımında omega ile ) .Ptolemanios'ta (5 vı 5) Yssou Limen olarak geçer .Psoron Helen dilinde uyuz hastalığı demektir .Bizans çağında Sürmnene kasabası Sourmania biçiminde yazılıyordu .Bu kelimenin Helence anlamı yoktur .Sürmene'nin pazarı salı günüdür .Kırmızı keşanlı , peştemalli kadınlar minci peynirinden , trabzon yağına , guruttan ,şeker, yağ gibi temel ihtiyaçlarını almak için köylerden Humurgan'a akın ederler .Kasabanın 4 km doğusundaki Kastel konağı Karadenizdeki sivil mimarinin ayakta kalan en muhteşem örneği .1800 yılı dolaylarında Yakupoğlu derebeyi ailesi tarafından yapılmış .TKP genel sekreteri Zeki Baştımar( Yakup Demir ) bu aileden .Konak halen ailenin mülkiyetinde, metruk durumda ,restore edileceği söyleniyor .Konağın önünden geçen eski yol 1916 yılında Rus işgali döneminde yapılmış .Bu sahilde yapılan ilk karayolu .Daha önceden Rize Trabzon arası ancak denizden gidilebilirmiş .Sürmene'nin Dirlik ( Cida) köyünde biri camiye dönüştürülmüş(panagia tzita ) diğeri harap iki kilisesi var .Taş patikalar , su kanalları 80 yıldır bozulamamış .Kiraz ve ceviz bahçeleri arasında olması gerektiği gibi bir köy .Daha ilerideki Köprübaşı ahalisi halen Rumca konuşuyor .Yılmazlar ( Merzire ) köyünden çıkan Adnan Kahveci ,bir cunta üyesi (Albay Ahmet Karaman ) ,bir diyanet ,işleri başkanı (Dr.Said Yazıcıoğlu) var .Beş köyün idari merkezi olarak kurulan Beşkonak bucak merkezi 1998'de sel baskınında haritadan silindi .

Sürmene'de ekmek furunu ; Mısır ekmeği metla leğenlerde ve eski yağ tenekerinde pişiriliyor, içine yöreye özgü fasulye unuda karıştırılıp üstü lahana yapraklarıyla örtülüyor.

Of   Ophious   / Ophis    Helence yılanvari , kavisli analmına gelmektedir Of ilçesine atfedilen diğer isim Pityusa ise Helence Çamlı anlamına gelmektedir .Solaklı çayının eski adıda Ophious çayıdır .İki nesil önce tamamen Rumca konuşulan ilçe Solaklı ve Baltacı vadilerinden oluşmuştur .17.yy.ın ikinci yarısında yerli halkın çoğu din değiştirip müslüman olmuştu ,19.yy. ortalarında bazı aileler cayıp tekrar Hristiyan olmak isteyince uluslarası mesele çıkmıştı .Metrekare başına en çok cami ve kuran kursu düşen ilçemiz olma özelliğini taşımaktadır .Çaykara yolundaki Hapsiyaş köprüsü kiremitle kaplı ahşap bir galeriye sahiptir .Beş on yıl önce restore edilmişti 1998 de gene yılıkdı .

Akçaabat nüfus 36 000Trabzondan 12 km batıda ; Orta mahalle kesiminde Karadeniz evlerinin güzel bir kaç örneği hala ayakta duruyor .Bir de eski Rum kilisesi var .Halen özel mülkiyette .İçini ev yapıp yakın zaman kadar oturmuşlar .Kentin eski adı Platana yani Helen dilinde Çınar .Antik çağdan beri hürmet gören kutsal çınar korusu varmış .Kesip yerine apartman yapmışlar . Akçaabattan Düzköy yoluyla (34 km asfalt + 10 km toprak yol ) Hıdırnebi yaylasına çıkılıyor .Trabzon'a kadar eşsiz bir panaromaya kuşbakışı hakim, güzel bir yer .Ahşap mimari kısmen korunmuş .15 Temmuzda şenliği var .Kadırga yaylası ve Zigana'ya yol devam ediyor .

Tonya Silahşörleri ; İle ünlü olan ilçenin köklü bir kan davası geleneği var .Pazarı Çarşamba günleri ve halkın büyük kısmı Rumca konuşuyor .Trabzon ,Giresun ,Rize   üçlüsünde (eski Trabzon ) giyilen kırmızı keşan ve çizgili dolaylık buranın geleneksel kadın giyisisi değil , 40 yıldır giyiliyor .Tonya 'nın geleneksel giyisisi siyah renkli ve ipek kuşaklı .Bazı yaşlı kadınlarda görmek münkün .Kadırga yaylası 2300 metre yükseklikte olağanüstü bir manzara ve tabiata sahip .Temmuzun 3.Cumartesi büyük bir şenliği var .   

Trabzon'un özellikle Vakfıkebir'in ekmeği ünlü , tabiki sırrı ekşi   mayasında.Yinede her Laz'ın gönlünde mısır ekmeğinin yeri başkadır.


Biz Gerçek Bir Aileyiz, Laf Olsun Diye Burda Değiliz...


 


Facebook Yorumları

         
Twittear