Bahce ve cicek bakimi - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: Bahce ve cicek bakimi  (Okunma sayısı 12911 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Gültane Isildar
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 595
  • Cinsiyet: Bayan
Bahce ve cicek bakimi
« Topic Start: 29 Nisan 2008 - 21:20 »
  • Yayınlama
  • Herkesin dikkatine!!
    Cicek bakimindan anliyanlar ,bilgilerimizi paylasalim
    Simdi tam bahce ve cicek bakim zamani.Bende birkac gündür ciceklerim ile ilgileniyorum.
    Güllerin topraklarini yumusatmak icin capa yaptim.Topraga vitamin takviyesi yaptim.

    Gülleri hastaliklara karsi korumak icin ilk ilacini yaptim.Güllerin hastaliklari basinda, bit salgini geliyor,birde pas hastaligi





    Niceleri Geldi , Neler İstediler,
    Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
    Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
    O Gidenler De Hep Senin Gibiydiler
                              
    Ömer Hayyam
     
    ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
    Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
    Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
    " BU DA GEÇER YA HU"
    yazıyormuş....

    • Gültane Isildar
    • Moderatör
    • *
    • İleti: 595
    • Cinsiyet: Bayan
    Bahce ve cicek bakimi
    « Yanıtla #1: 01 Mayıs 2008 - 19:03 »
  • Yayınlama
  • Gölgeliklerin renkli cicekleri, ortancalar

    Bahceniz yari gölgeli mi, yol boyu devam eden ve önüne bitki dikilebilecek tipsiz bir duvariniz mi var, kisin ev icinde ciceklerle aranjman yapip mutlu olur muydunuz? Sorular bol… Cevap genelde evet ise, ortanca sizin bitkiniz. Almaya hak kazandiniz.
    Önemle tekrar vurgulayalım, ortanca yari gölge hatta gölge bitkisidir. Kabak gibi günese konmaz!
    Bu bitki nedense bizim köyde MEZAR cicegi diye gecer.Ben uzun zaman bu bitkiden uzak durdum bu yüzden.

    Anavatani cogu cicekli calilarda oldugu gibi Uzakdogu’dur. Türkiye’deki ortancalar genelde “Hydrangea Macrophylla” türlerindendir.Benim favorim, sarmasik ortancalar.



    Yerliler mükemmel bakimli olmadigindan ithallere göre biraz ciliz durabilirler ama sakin ortancanin sasirtmasina kanmayin. Kocaman cicek bir sene sonra kücücük pembe; aldiginiz mor; mavi, pembe ya da beyaz olabilir. “Ama nasil olur ben aldim, ben diktim. Rengi nasil degisir” diye bunalimlara girmeyin. Ortanca topraktaki “ph” degerine yani asit oranina göre sonradan renklenir. Toprak ne kadar kirecliyse pembe beyaz; bunun tam zitti, ne kadar asitliyse yani simsiyah besince zenginse, o kadar mavi mor olur. Aslinda maviyi demir sülfat, pasli demir sulari ya da renklendirici civit ilaveleriyle de yapabilirsiniz, size kalmıs.
     Ortancalarin cogumuzun bilmedigi sarmasigi hem cok arsiz hem de güzel cicek acan bir türdür. Tüm yaz beyaz acar. Yapraklari sonbaharda, altin sarisi olup dökülür. Bu da yari gölge bitkisidir, fazla budanmayı sevmez. Hedera sarmasigi gibi vantuzlu yapisi duvarlara yapisip gelisebilir, desteklenmeye ihtiyac duymaz.
    Evet, budama denince en önemli bölüme geldik.  Öncelikle ortanca ilkbaharda, yeni sürgünler ortaya cikinca budanir. Sonbaharda yapilan budama, kisin bitkinin donmasına sebep olabilir. Hem gecmis romantik ciceklerin yapragi dökülmüs calilarda durmasinin kime ne zarari var ki? Güllerdeki gibi bir muntazamlik saplantisi… Birakin daginik kalsin, ellemeyin… Yazin cicekler actı, cok begendiniz; kesip saklamak istiyorsanız 40-50 cm’lik dalları kesip, öbek halinde baglayıp, bas asagı kurumaya birakin. Hic bozulmadan iki sene durabilirler. Hatta tek tük renk bile kalabilir.


    Ortanca, toprakta asit seviyor demistim. Dikimde hazırlayacaginiz özel karisima bayilacaktir. Elenmis toprak, kum, yaprak cürükleri, ögütülmüs kabuk ve gazete kagidi parcalarini, yanmıs büyükbas hayvan (at, inek, varsa deve!..) gübresini harmanlayip ortancayi dikin; mor-mavi acsin. Tabi biz burda gübre bulamiyacagimiz icin hazir gübrede olur.Topraginiz asitliyse pembelestirmek icin ya kirec serpin ya da güvercin, tavuk gübresi dökün.Cok koyu pembe-kirmizı tonlar icin bir kova suya biraz sirke ilave edin…Bakalım sonuc istediginiz gibi olmusmu?.


     Gölge kadar önemli bir konu da ortancalarin rutubeti sevmesi; susuz kalamazlar. Zaten kalirlarsa hemen yapragi, cicegi boynunu büker, kendini belli eder. Hemen sulayin. Üretimi yaz sonunda celiklemeyle cok basit. Aldiginiz dali, yapraklarini temizleyip topraga saplayin, gelisecektir. Ama daha garantili bir sonuç icin köklendirme tozu deneyin.
    Tabiki ben bahcivanliktan pek anlamam ama biraz arastirma ile her konu ögrenilebilir.Genelde Evlerin giris kapisi biraz gölgeliktir,ortancalar ile cok icacici bir hosgeldin olur gelenlere degilmi?

    Niceleri Geldi , Neler İstediler,
    Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
    Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
    O Gidenler De Hep Senin Gibiydiler
                              
    Ömer Hayyam
     
    ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
    Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
    Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
    " BU DA GEÇER YA HU"
    yazıyormuş....

    • Gültane Isildar
    • Moderatör
    • *
    • İleti: 595
    • Cinsiyet: Bayan
    Bahce ve cicek bakimi
    « Yanıtla #2: 01 Haziran 2008 - 13:27 »
  • Yayınlama
  • Çiçeklerin Anlamı


    AÇELYA : Nefse hakimiyet.
    AÇELYA HİNT : “Gerçek şu ki, herşey bitti!”
    ADAÇAYI :  Eşler arasında “Biz iyi bir aileyiz” mesajıdır.
    AKASYA (PEMBE VEYA KIRMIZI): Güzellik, zerafet ve incelik; “Seni beğeniyorum.”
    AKASYA (BEYAZ): Dostluk; “Bizimki temiz bir sevgi, belki biraz arkadaşça…”
    AKASYA (SARI): Platonik aşk, isimsiz aşık..
    ANANAS: “Sen kusursuz birisin!”
    ARDIÇ: “Seni koruyacağım!”
    AYÇİÇEĞİ (ÇİÇEK OLARAK):  “Sana tapıyorum!”
    BADEM :  ”Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum.”
    BİBERİYE: Anma
    ÇAN ÇİÇEĞİ: “Aşkımıza sadakatle bağlıyım!”
    ÇİNGÜLÜ: “Zarif ve çok güzelsin!”
    ÇUHA ÇİÇEĞİ: “Çok güzelsin.”
    DEFNE: Terfi eden kişilere gönderilir; “şan, ün, görkem” anlamı taşır.
    EĞRELTİ OTU: Samimiyet.
    ELMA: “İtiraf etmem gerekirse, seni görünce şeytana uyasım geliyor; ya senin?”
    ERİK: “Sözüme sadık kalacağım.”
    FESLEĞEN: İyi dilekte bulunmak için.
    FULYA: “Sevgilim, geri dön!”
    GARDENYA: “Beni unutma; gerçek aşkımsın…”
    GELİN EL ÇİÇEĞİ: “Mutlu olabiliriz.”



    GÜL: Sevgiyi ifade eder.
    (PEMBE): “Arkadaşımsın.”
    GÜL (KIRMIZI): “Seni seviyorum; ihtirasla bağlıyım sana!”
    GÜL (KIRMIZI & BEYAZ): Birliktelik isteği.
    GÜL GONCASI (KIRMIZI): “Genç ve güzelsin.”



    HANIMELİ: “Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek.”
    HERCAİ MENEKŞE: “Beynimi işgal ediyorsun; ama ben bu durumdan şikayetçi değilim…”
    IHLAMUR: Evli çiftler için “Seni seviyorum” anlamı taşır.
    İSPANYOL YASEMİNİ: “Bence, sen çok seksi ve şehvetlisin!”
    KAKTÜS : İçtenlik; “Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız!”
    KAMELYA : “Kusursuz bir aşıksın!”
    KARANFİL : Kişinin kendine olan öz saygısını ve güzelliği ifade eder.
    KARAÇALI :  “Dostluğumuz uzun ömürlü olsun!” “Kalbimi kırdın!”
    KARANFİL (PEMBE) : “Seni unutmayacağım…”
    KARANFİL (KIRÇILLI) : “Üzgünüm, ama bitmek zorunda…”
    KARANFİL (SARI) : “Beni hayal kırıklığına uğrattın!”
    KREZENTEM (BEYAZ) : “Bana gerçeği söyle!”



    LALE : Aşkı ifade eder.
    LALE (KIRMIZI) : “Aşkımı itiraf etmek istiyorum!”
    LALE (ALACALI) : “Gözlerin çok güzel.”
    LALE (SARI) : Umutsuz aşkı ifade eder.
    LEYLAK (MOR) : “Sana ilk görüşte aşık oldum!”
    LEYLAK (BEYAZ) : “Hoş ve namuslu birisin.”
    MENEKŞE : Alçakgönüllüğü ifade eder.
    MENEKŞE (MAVİ) : “Sana sadık kalacağım.”
    MENEKŞE (MOR) : “Düşüncelerimi zaptettin!”
    MELEKOTU  : “İlham kaynağımsın.”
    MERSİNAĞACI :  “Çok mutluyum, çünkü seni seviyorum!”
    MİMOZA : “Fazla alıngansın!”
    NANE :  “Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum.”
    NERGİS : “Saygılarımla…”
    ORKİDE : “Aşkım, sen çok güzelsin, sen çok özelsin!”
    ÖKSEKOTU :  “Sorunların üstesinden geleceğim.”
    PAPATYA : Temiz bir kalbin simgesi.


    PAPATYA (BAHÇE) : “Fikirlerini paylaşıyorum.”
    PELESENK : Sabırsızlık; “Aşkım, daha fazla bekletme!”
    PETUNYA : “Umudunu yitirme!”
    PORTAKAL : Karşılıklı aşk; “Ben de seni seviyorum.”
    REZENE : Övgüye değer.
    SARDUNYA : “İçin rahat olsun, her zaman yanındayım!”
    SARMAŞIK  : “Aşkıma sadığım!”
    SEDİR YAPRAĞI :  “Senin için yaşıyorum.”
    SÜSEN ÇİÇEĞİ :  “Sana bir haberim var!”
    SÜSEN ÇİÇEĞİ :  (SARI) İhtiraslı bir aşk.
    YASEMİN :  “Güzel ve çekicisin.”
    YENİBAHAR :  “Acını paylaşıyorum.”
    ZAMBAK (SARI) : “Seni neşeli ve nazik (çekici) buluyorum
    Beyaz Gül : Masumluk
    Kırmızı Gül :  Aşk
    Pembe Gül :  Gönlüm Sende
    Sarı Gül :  Sıcak Sevgi
    Beyaz Karanfil : Temizlik, saflık
    Kırmızı Karanfil : Sevgi
    Pembe Karanfil : İçtenlik
    Sarı Karanfil : Hüzün
    Anemon : Gençlik
    Beyaz Glayör : Dostluk
    Kırmızı Glayör : İstek
    Pembe Glayör : Zerafet
    Sarı Glayör : Kıskançlık
    Mor Glayör : İnanç
    Orkide : Mağrur, gururlu
    Sterliçya :  Sıcak Sevgi
    Ağlayan Gelin : İsyan
    Nilüfer : Gelecek yenileme
    Beyaz Lale : Saflık, temizlik
    Kırmızı Lale : Seni Seviyorum
    Pembe Lale : Anlayış
    Sarı Lale : Gerginlik
    Margarit : Bolluk, sıhhat
    Menekşe : Alçak Gönüllü
    İris : Hatıra, Zerafet
    Kamelya : Mağrur
    Lilyum : Güven
    Gerbera : İyimser
    Frezya : Suçsuzluk
    Beyaz Krizantem : Sadakat
    Kırmızı Krizantem : Sessiz istek
    Sarı Krizantem : Karşılıksız Sevgi
    Mor Krizantem : Burukluk

    Renklere göre Çiçekler:

    Pembe : Şevkat
    Beyaz : Saflık, Temizlik
    Mavi : Yumuşak Başlılık
    Yeşil : Ümit ve İstikbal
    Mor : Dul
    Altın Sarısı : Sevinç, Bolluk
    Kırmızı : Aşk
    Siyah : Üzüntü





    Niceleri Geldi , Neler İstediler,
    Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
    Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
    O Gidenler De Hep Senin Gibiydiler
                              
    Ömer Hayyam
     
    ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
    Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
    Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
    " BU DA GEÇER YA HU"
    yazıyormuş....

    • Gültane Isildar
    • Moderatör
    • *
    • İleti: 595
    • Cinsiyet: Bayan
    Bahce ve cicek bakimi
    « Yanıtla #3: 07 Haziran 2008 - 18:39 »
  • Yayınlama
  • LAVANTA




    Lavanta bahcelerin en gerekli ve kullanisli cicegidir.Güller nerdeyse lavantasiz düsünülemez,cünki lavanta, gülleri bazi hastaliklardan korur ve güllerin arasinda cok güzel kontrastlar olusturur.
    Lavantalar günesli yerde yasamayi sever ,kurak yerlerden sikayet etmez,soguklarada cok dayaniklidir.
    Bordür, öbek, cit bitkisi olarak kullanilir.

    Budanarak sekil verilir. Haziran-Agustos arası kokulu cicek acar. Sonbaharda budama yapilir. İlkbaharda cicekli bitki gübresi, ciceklenmeden sonra dengeli gübre verilmelidir. Cok su istemez. Toprak kuruyunca sulama yapiniz.

    Lavantalar ciceklerini dökmeden toplayabilirsiniz.Bunlari toplarken dikkatli olup yaninizda bir genis sepet bulundurun ,sepeti ciceklerin altina tutarak toplayin ,cok olgunlasmis lavanta cicekleri cok kalay yere dökülebilir.

    Ben bazen cicekler cok olgunlasmadan; bunlarin bugday sapi gibi uzun olan saplarini ,oldukca uzun kesip ,bir müddet susuz vazo ile oturma odasinda  sakliyorum .Hem oldukca dekoratif duruyor hemde cok güzel koku saciyor odanin havasina.Sonradan tohum gibi kuruyan cicekleri ,kücük keseciklere koyup dolaplara veya odalara asiyorum.



    Lavantanin cicegini bazi sifali taraflarida vardir.Benim bildiklerimden bazilari ;uykusuzluk  ve bas agrisi sorunu cekenler ,yastiginin altina lavanta kesecikleri koysun,veya kadife kumastan kücük bir yastik dikip icine lavanta cicegi doldurun,bunlar ile uyursaniz uyku problemi ve bas agrisindan kurtulursunuz.Birde Karaciger rahatsizligina ,cayinin iyi geldigini okumustum.


    Niceleri Geldi , Neler İstediler,
    Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
    Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
    O Gidenler De Hep Senin Gibiydiler
                              
    Ömer Hayyam
     
    ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
    Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
    Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
    " BU DA GEÇER YA HU"
    yazıyormuş....

    • Gültane Isildar
    • Moderatör
    • *
    • İleti: 595
    • Cinsiyet: Bayan
    Bahce ve cicek bakimi
    « Yanıtla #4: 29 Mart 2009 - 19:28 »
  • Yayınlama


  • Mart ayinin sonlarindayiz.Güllerimizin canlanmaya basladigi bu günlerde bakimlarini unutmayalim.Güllerimizin budagini yapip diplerini capaladiktan ve gübreledikten sonra ,köklerine 5cm derinliginde bir dis sarmisak gömersek yaz boyunca zararli böceklerden korumus oluruz.Sömine yada barbekü küllerini bahcemizde gübre olarak kullanabiliriz,üstelik bu cok faydali.

    DIŞ MEKAN (BAHÇE) GÜLLERİNDE BUDAMA

    GİRİŞ

    Milattan 500 yıl önce Çinliler tarafından kültüre alınan güller, çiçeklerinin kokusu ve güzelliği nedeniyle bahçıvanlar tarafından çiçeklerin kraliçesi olarak kabul edilmektedir. Gül; çok yıllık, çalı formunda, yarı odunsu bir bitkidir. Dikildiği ilk yıldan itibaren çiçeklendiği için güzelliğini hemen gösterir.

    Bahçede grup veya tek olarak değerlendirilen çalı tipindeki güllerin yanı sıra; tırmanıcı, sarılıcı, yayılıcı güller pergola, çit, duvar kenarlarında, girişlerde, kapı ve pencere kenarlarında kullanılır. Son yıllarda ülkemizde de bulunabilen minyatür güller tüm yıl boyunca çiçeklenebildiklerinden, iç mekanda kullanılabildiği gibi, dış mekanda grup olarak ta dikilmektedir. Ağaç gülleri ise uzun bir gövde üzerine aşılanmış güllerdir, bahçelerde geniş alanlarda kullanılır.

    Bahçe düzenlemesinin en önemli bitkisel materyallerinden olan güller, farklı büyüklükteki saksı ve kaplar içinde özellikle balkonların süslemesinde de yer almaktadır.

    Her nerede ve ne amaçla yetiştirilirse yetiştirilsin, güllere uygulanan kültürel işlemler içinde budama, üzerinde en çok konuşulan ve soru sorulan konulardan birisidir. Budama dış mekan güllerinin büyüme ve gelişme özelliklerine göre farklılıklar gösterir. Bu broşürde, dış mekan güllerinin budama şekli ve zamanı hakkında bilgi verilerek, bu alanda amatör veya profesyonel olarak uğraşı verenlere yardımcı olunmaya çalışılmıştır.


    BUDAMA

    Budanmamış gül bitkisi; çok sayıda yoğun sürgün oluşturur, çiçekleri küçük ve kalitesizdir. Uygun bir budama; verimsiz, yaşlı, hasta, kuru, zarar görmüş dalların çıkartılması ile iyi bir çiçeklenme için birkaç dalın bırakılması işlemidir. Budama size, bahçenize uyan arzu ettiğiniz gül şeklini yaratma fırsatını verir.

    Budama ile kuvvetli ve sağlıklı bir bitki gelişimi sağlandığı gibi, bitki içine daha fazla ışık, hava girmesi de sağlanır. Şekil yaratılmasının yanında daha iyi ve kaliteli çiçekler elde edilir. Gülde yapılan her türlü kesme işlemi budama olarak adlandırılır. Budama işlemi dikim aşamasında dikim budaması ile başlar, her yıl yapılan yıllık budamalar ile devam eder.

    Güllerde farklı niteliklere sahip fidanlar, üretim materyali olarak kullanılmaktadır. Gül fidanları aşılı-aşısız veya tüplü (topraklı)-tüpsüz (çıplak köklü) fidan olarak sınıflandırılır. Son yıllarda dış mekanda genellikle tüplü fidanlar kullanılmasına karşın çıplak köklü fidanlarda kullanılmaktadır. Dikim budaması özellikle çıplak köklü fidanlarda uygulanır. Aşırı uzun kökler kısaltılır. Kırılmış zarar görmüş kökler kesilir. Ayrıca bu kök sisteminin besleyebileceği ölçüde sürgün bırakılmalıdır. Genelde toprak üstü aksam olarak, 15- 20 cm uzunlukta (üç beş göz içeren) farklı yönlere bakan üç-dört sürgün yeterlidir. Tüplü fidanlarda aşırı uzun sürgünler varsa dikim sırasında bir parça kısaltılır.


    GEREKLİ ALET VE EKİPMAN :

    Gülün odunsu ve dikenli yapısı nedeniyle bitkiyi kolay, sağlıklı budamak ve budama yapan kişinin de zarar görmemesi için keskin, kaliteli ve temiz aletlere gereksinim vardır.

    Odunsu, sert, kalın dalları kesmek için iyi dişli bir testere kullanılmalıdır. Daha ince, yumuşak dallar için kaliteli, keskin bir budama makası, ulaşılması zor olan yerler için ise uzun saplı budama makasları tercih edilmelidir. Bunlara ilave olarak, dikenlerden elleri korumak içinde deri eldivenlerden yararlanılmalıdır. Minyatür (saksı) güllerini budamak için ise, sadece budama makası veya normal bir makasta yeterli olabilmektedir.


    BUDAMA ZAMANI :

    Bahçe gülleri için en iyi budama zamanı, güllerin dinlenmeye girdiği sonbahar sonu ile kış bitimi arasındaki zamandır. Dinlenmeye giren gülde önce yapraklar azalır, kışı sert olan yerde tamamen dökülür, sürgün ve çiçek faaliyeti durur, bitki kışa dayanabilmek için hayatsal faaliyetlerini en alt düzeye indirir. Budama işlemi gözler uyanmadan, bitki aktif büyümeye başlamadan tamamlanmalıdır. İklimsel faktörler budama zamanını belirleyen temel faktörlerdir. Ilıman kış iklimine sahip olan yerlerde güller erken budanabilir. Erken budanan bitkilerin erken uyanacağı ve soğuklardan zarar görebileceği unutulmamalıdır. İzmir ve çevresinde en iyi budama zamanı Ocak-Şubat aylarıdır. Geç budamalar ise, bitkide su yürümesi ve büyümenin başladığı döneme rastlar ve bu dönemde yapılacak budama bitkide güç kaybına neden olur.


    BUDAMADA UYGULANACAK GENEL KURALLAR :

    1. Birbirine gölge yapan, birbiriyle rekabet içinde olan dallardan biri alınmalıdır.

    2. Kışın soğuktan zarar görmüş dallar sağlıklı dokunun bulunduğu noktanın birkaç cm altından kesilmelidir.

    3. Hastalıklı, kuru, zayıf, ince sürgünler bitki üzerinde bırakılmamalıdır.

    4. Bitkinin (çalının) orta kısmında daha fazla ışık ve hava girmesi için, ortada bulunan dallar dipten çıkartılmalıdır.

    5. Bu şekilde kesim ile çalıya bir vazo görünümü de sağlanmış olur. Vazo şekli hastalıkları önleme açısından da yararlıdır.

    6. Yaşlı bir dalın ucunda bir en fazla iki adet tek yıllık sürgün 2-3 göz üzerinden budanarak bırakılmalıdır.

    7. Uç kısımda yaşlı dal ile tek yıllık sürgünün birleştiği yerde çatal oluşturulmamalı, yaşlı kısım birleşme yerinden tırnak bırakılmadan kesilmelidir (Şekil 1).


    8. Bırakılan dal ve sürgünlerin yönleri gözler geliştiğinde birbiriyle karşılaşmayacak doğrultuda olmasına özen gösterilmelidir.

    9. Kesilen sürgünün iç rengi beyaz olmalı, eğer kahverengi veya siyah ise kesim beyaz renge ulaşılan noktanın altından yapılmalıdır.

    10. Aşılı güllerde aşı noktasının altından gelen dip sürgünleri dipten kesilmelidir.

    KESİM İŞLEMİ

    Kesimler gözün 5- 6 mm üzerinden 30-45º derecelik açı ile düzgün bir şekilde yapılmalıdır. Kesim gözün ters yönünde olmalı, göz üzerinde 5-6 (mm) milimetreden büyük dal parçası (tırnak) bırakılmamalıdır (Şekil 2).


    Büyük dal parçası kısa sürede canlılığını yitirir (ölür), hastalıklara ve zararlılara barınak oluşturur.

    Kesim yapılacak yerdeki gözün yönüne de dikkat edilmelidir. Göz çalının orta kısmına doğru bakmamalı, dışarıya doğru yönelik olmalıdır. Genelde sürgünün en üstündeki göz uyanarak yeni sürgünü oluşturacağı için gözün yönü önemlidir.

    Kesim sırasında makasın kesim yapan ince kısmı aşağıda, bir başka deyişle bitki tarafında olacak şekilde tutulmalıdır. Aksi tutuş durumunda kesim düzgün olmaz yüzey zedelenir, parça (tırnak) kalır. Bu durumda bir kez daha kesim yapılarak yüzey düzeltilmelidir.

    Budamanın Yapılışı :

    Güller dikimden sonra birinci yıldan itibaren budanmaya gereksinim duyar. Eğer budama yapılmaz ise bitki boyu yükselir, çalı şeklini kaybeder, önce çiçek sayısı artar daha sonra hızla azalır, kalitesiz küçük çiçekler oluşur.

    Bitki dinlenmeye girdiğinde bitkinin üst dallarında oluşan besin maddeleri köke ve yaşlı odunsu kısma doğru taşınmaya başlar. Budama ile ne kadar çok göz uzaklaştırılır ise, bitki üzerinde bırakılan gözlere o kadar fazla enerji kalacak, böylece daha kuvvetli sürgün gelişmesi ve çiçeklenme sağlanacaktır.

    Bahçe gülleri genellikle üç temel şekilde; sert, orta, hafif olarak budanır.

    Sert Budama : Bitki 15- 25 cm boyda üç dört sürgün kalacak şekilde budanır. Fazla dallar çıkartılır. Sert budama sonucu, az sayıda gösterişli çiçek oluşur. Zayıf bitkileri kuvvetli gelişmeye yöneltmek için sert budamaya gerek vardır (Şekil 3).



    Orta Budama : Bitki üzerinde beş ile on adet sürgün bırakılır, bitkinin yerden yüksekliği 45-60 (cm) santimetredir. Orta şiddette budama birçok bahçe gülü için uygun olan bir yöntemdir, sert budamaya göre daha çok sayıda ancak daha küçük çiçekler meydana gelir (Şekil 4).



    Hafif budama : Tek yıllık sürgünler sadece uzunluğunun üçte biri kadar kesilir. Bu tarz budama kısa saplı güller demektir. Genellikle dikimden sonraki ilk yılda uygulanması önerilir.

    Budama yapacak kişi öncelikle gül çalısını yakından incelemeli bitkinin gelişme kuvvetini saptamaya çalışmalıdır. Daha sonra budamada uygulanacak genel kurallarda belirtildiği üzere şekli bozan, hasta, kuru ve fazla dallar çıkartılmalı, dipten kesilmelidir. Bir sonraki aşamada uygulanacak budama yöntemine göre yine fazlalık gösteren sürgünler alınmalı, önümüzdeki yıl çiçekleri ve bitkiyi oluşturacak dallar budama yönteminde belirtilen yükseklikte kesilmelidir. Kesme işlemi daha önce verilen bilgiler doğrultusunda yapılmalıdır. Budama bittiğinde bitki vazo görünümünü almalı, yeni sürgünler tek yıllık sürgünlerden daha kolay meydana geldiğinden bırakılan dalların tek yıllık sürgünlerden olmasına veya yaşlı dalın ucunda tek yıllık sürgünlerin bulunmasına özen gösterilmelidir.

    Gül bitkisinin yaşlı kısımlarında bulunan uyur gözler gerektiğinde sürerek sürgün oluşturabilme yeteneğindedir. Bu nedenle yukarıda anlatılan yöntemlerin dışında kışı çok sert geçen yerlerde bitki 10- 15 cm yüksekten kesilerek toprakla örtülür ve kışı zarar görmeden geçirmesi sağlanır. Bahar aylarında yeni sürgünler toprak altında kalan yaşlı kısımdan meydana gelir. Diğer bir uygulama da, bitki kışı geçirdikten sonra soğuktan zarar gören dallar budama şekli gözetilmeksizin sağlıklı dokuya ulaşıncaya kadar (yaşlı kısımda olsa) kısaltılır. Burada önemli olan bitkiyi kurtarabilmektedir.


    TIRMANICI-SARILICI GÜLLERİN BUDANMASI

    Tırmanıcı güller dikimden sonra 2-3 yıl budanmaz. Yalnız cansız, hastalıklı, kuru dallar varsa onlar kesilir.

    Sürekli çiçeklenen, kuvvetli melez tırmanıcı güller yine dinlenme döneminde budanır. Yaşlı olan, çiçeklenmiş dallar çıkarılır, 4-5 kuvvetli sürgün bırakılır, bunlar bağlanır. Çok uzun olan sürgünler çiçeklenmeyi teşvik etmek için kısaltılır.


    MİNYATÜR (SAKSI) GÜLLERİNİN BUDANMASI

    Çok az bir budamaya gereksinim duyarlar. Şekli bozan, uzayan, sıkışıklık yaratan sürgünler alınır. Dipten gelen sürgünler uzunluğunun yarısından budanır. Çiçek geçtikten sonra yeni sürgünler oluşturacak göz üzerinden budanmalıdır.


    AÇAN ÇİÇEKLERİN ALINMASI

    Bahçe güllerinde yapılan önemli yanlışlardan birisi de açmış, geçmiş, solmuş çiçeklerin bitki üzerinde bırakılmasıdır. Bu şekilde uygulama, yeni çiçeklerin oluşumunu engellediği gibi bitkinin kuvvetinin de azalmasına neden olur. Bu nedenle açmış, solmaya başlayan çiçek, çiçek sapı alt kısmında iki adet beş parçalı yaprak bırakılarak kesilmelidir. Bu işlemde temel olarak yıl içinde yapılan bir budamadır.


    SONUÇ

    Budama, kişiden kişiye farklılık gösteren bir işlemdir. Bu konuda uzman olan kişiler farklı görüşlere sahip olup, değişik uygulamalar yapabilir. Önemli olan budamada uygulanacak genel kurallar çerçevesinde budama işlemini gerçekleştirmektir. Özellikle ilk yılarda sert kesimlerden mümkün olduğunca kaçınarak, orta şiddette budama yöntemi tercih edilmelidir. Genelde yaşlanan ve zayıf bitkilerde gençleştirme için sert kesimlere başvurulmalıdır. Zaman içinde kazanılacak tecrübelerle kişinin, güllerine uyan budama yöntemini geliştirmesi, yaptığı işten keyif almasını sağlayan en doğru uygulamadır.

    Bahçe ile uğraşmanın en önemli yararı, kişileri günlük hayatın sıkıntılarından kurtarması, onları mutlu etmesidir.


    Prof.Dr. Ercan ÖZZAMBAK

    Niceleri Geldi , Neler İstediler,
    Sonunda Dünyayı Bırakıp Gittiler:
    Sen Hiç Gitmeyecek Gibisin , Değil Mi?
    O Gidenler De Hep Senin Gibiydiler
                              
    Ömer Hayyam
     
    ^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
    Sultan Mahmut bir gün vezirlerinin hepsini toplayıp, bana bir yüzük yaptırın ve üzerine öyle birşey yazdırın ki ona her baktığımda, hüzünlüysem neşeleneyim, neşeliysem hüzünleneyim diye buyurmuş.
    Vezirler toplanmışlar dört bir yana haber salmışlar. Sonunda bir gün yüzükle sultanın karşısına çıkmışlar, yüzüğü vermişler. Sultan Mahmut tamam işte bu demiş. yüzüğün üzerinde
    " BU DA GEÇER YA HU"
    yazıyormuş....


     


    Facebook Yorumları

             
    Twittear