Affet Kelimesini Kullanamak Bu Kadar zor olsa gerek - Gulen Koyu Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: Affet Kelimesini Kullanamak Bu Kadar zor olsa gerek  (Okunma sayısı 2680 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • Turgay Aydın
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 327
  • Cinsiyet: Bay
Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can, "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu.

Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi.Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.

Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü.

Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi. O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti, içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi, yanaklarını ve ellerini defalarca öptü.Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti. Arabaya bindiler.

Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı, neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu.

Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı.

Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu...Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu..."Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın... Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum.



  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 691
  • Cinsiyet: Bayan
etme bulma dünyası  kim ne ekerse onu biçer bunun gibi bir sürü söz bunları anlatmay yeterde artar .
 hı bide su var
          1 anne  7 cocuga raahtlıkla bakar ama  7 cocuk 1 anneye bakamazmışş 
atık ölcün biçin gerisi okuayana kalmış
Özü DoğRu OLanın SözüDe DoĞRuDuR!

  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 195
  • Cinsiyet: Bayan
bunu daha öncede duymuştum gerçekten çok ibretlik
ŞU KOCA DÜNYADABİR UFAK NOKTASIN UYAN EY İNSAN OĞLU VARLIK İLE YOKLUK ARASINDA BİR MUAMMASIN.......

  • ertan öztürk

  • Ziyaretçi
ardik daga birakilmiyor nenelerimiz dedelerimiz,ardik o dagdaki  barakinin yerini huzur evleri denen barakalara birakilyior büyüklerimiz.ne aci dimi.zorluga,daralmaya ardik insanlarimiz gelemiyor.huzur evine büyüklerini birakan insanlar oraya iyice baksinlar,onlarin sonuda orda olacak cünkü...paylasimin icin tskler.eline saglik


 


Facebook Yorumları

         
Twittear