Pembe erkekler, hırçın kadınlar - Gülen Köyü Resmi Web Sitesi...

Gönderen Konu: Pembe erkekler, hırçın kadınlar  (Okunma sayısı 3803 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
Sağlıklı aile modellerinde, anne “annedir”, baba da “baba”. Ve her çocuk, anne gibi anne, baba gibi baba görmek ister. Ama ne yazık ki, günümüz sosyal yaşantısı, anne babaların aile içindeki rollerini alt üst etmiş ve alt üst olmuş aile içi yaşantı karşısında çocuklar şaşkına dönmüş durumdalar. Artık kapısını araladığımız evlerin birçoğunda “pembe babalar” ile “hırçın anneler”e rastlamak çok normal geliyor hepimize.

Halbuki sağlıklı bir çocuğun yetişeceği ortamda anne “şefkat ve sevgi” yi, baba da aile içinde “otorite”yi temsil eder.

Baba ailede otorite temsilcisidir

Ancak burada önemli olan şey, otoriteye yanlış bir anlam yüklenmemeli; otorite, diktatörlük ve baskıcılık gibi kabul edilmemelidir.

Otorite kelime anlamı olarak, “Kural koyma ve konulmuş olan kuralların uygulanmasını sağlamaktır.” Aile içinde otoritenin yanlış olarak kullanılmasına veya suiistimal edilmesine,  ya “pembe erkeklik” ya da “diktatörlük” diyoruz. Otorite, zorla oluşturulamaz. Otorite sahibi olan kişiye bu görev, aile fertleri tarafından “gönüllü” olarak verilmişse otorite, otoritedir. Zorla elde edilmeye çalışılan otorite, şiddeti ve mücadeleyi doğurur. Erkeğin saygınlığını kaybettirir. 

 

Otoriter olmak asık suratlı olmak demek değildir

Otoriter olmak, zor kullanmak, asık suratlı ve sert yapılı olmak anlamına da asla gelmemelidir. Gerçek otoriter kişi, hem sevecen yanı ile, hem de kural koyucu yanını karıştırmadan dengeli bir şekilde yerine getirir. Örneğin öğretmen sınıf içinde bir otoritedir. Öğretmensiz bir sınıf kaosa döner. Bir yandan öğretmen sınıfındaki öğrencilere başarısızlık durumunda kırık not verirken, öfkeli, asık suratlı olmak zorunda değildir. Aksine düşük not alan öğrencisine “Bir dahaki sefere daha yüksek not alacağını umuyorum” diyerek, bir yandan sınıf içindeki otoritesini elinde tutarken, diğer yandan da sevecenliğini korumaktadır.

Bir başka örnek vermek gerekirse, kalabalık ailelerin içindeki, ailenin en büyüğünün taşıdığı otoriteye dikkatlerinizi çekmek isterim. Birçok ailenin en yaşlı bireyi o ailenin otoritesidir. Bayramlarda, seyranlarda ve düğünlerde ailenin en yaşlı bireyi bir köşede sessizce oturur… Belki fizik olarak ailenin en zayıf ve güçsüzü olsa da, üzerinde taşıdığı otorite vasfı ile aile içinde sözüne en çok itibar edilen kişi olabilmektedir.

Bu örnekte de olduğu gibi, ailedeki en yaşlı şahıs taşıdığı bu otoriteyi ne asık suratlılığı ile, ne de bağırıp çağırması ile etrafına hissettirir. Aksine, o, belki de o yaşlı, sevimli ve tonton hali ile aile içindeki ne çok sevilen kişi konumunu da korumaktadır.

Tıpkı bunun gibi, aile içinde otoriteyi temsil eden baba, asla asık suratlı, öfkeli, sinirli hali ile, “Bu evin otoritesi benim!”  diyemez ve evde terör havası estiremez. Zaten böylesi bir babanın üstlendiği rolü otorite değil “zayıf kişiliğin dışa yansıyan yönü” olarak kabul ediyoruz.

 

Pembe erkek, babalık yapmakta zorlanır
Bunun tam zıddı olarak, bazen, babalar, otorite konusunda tam ters istikamette zafiyetler taşıyabilirler. Böylesi bir baba, başındaki otorite tacını taşıyamayacak kadar hafif meşrep, laubali, (aile içinde ancak bir erkek tarafından göğüs gerilebilecek) sorunlara duyarsız hâli ile, “pembe erkek” görüntüsü çizebilir…  Oysa ki bir pembe erkeği, ne aile içindeki çocuklar (zorlanmadan) “otorite” olarak kabul eder, ne de böylesi bir erkeğe eşi tarafından gönül rahatlığı ile “aile reisi” statüsü verilebilir.

Birçok babaların, “Beni evde dinleyen kimse yok” diye yaptığı serzenişin altında böylesi zafiyetlerin yattığına dikkatlerinizi çekmek isterim.

 

Anne, aile içinde “şefkat” şerbetidir

Doğal aile modelinde anne, aile içindeki dengeleri sağlayıcı bir stabilizatör gibidir, böylesi bir anne çocuklarına karşı beslediği sevgi ve şefkat hissi ile, aile içinde bozulması muhtemel dengeleri her an düzeltici bir rol üstlenir. Bu itibarla bakıldığında anne, kelimenin tam anlamı ile aile içindeki “Şefkat pınarı” ve “denge unsuru” hükmündedir. Anne fıtratına en yakın olan bu rol sayesinde, evin içinde ayrı bir huzur mevcuttur.

 

Annenin annelik yapmasına engel olan psikolojik bariyer

Ne yazık ki, günümüz aile yapılarında, annenin, sevgi ve şefkat rolü üstlenmesine “pasiflik” olarak bakılıyor olması, kadınsı annelik yerine erkeksi anneliğin moda olması, birçok annelerin evin içinde anne rolünü hakkıyla oynamalarının önündeki bir “psikolojik bariyer”dir. Halbuki bir kadın, gerçek annelik hissini, çocuklarına ve eşine karşı doyasıya şefkat verebildiğince yaşar…

Kendi asli görevinin, aile içine sıcacık sevgi ve huzur üfüren bir bahar rüzgarı gibi olduğunu unutup, otoriter olmaya soyunan bir hanımın bulunduğu evdeki atmosfer, kış ayında ayarı bozulmuş klimanın verdiği rahatsızlık gibidir. Aile fertleri sevgiye soğuk, şefkate yabancıdır. Otoriter olacağım diyen anne, eşe karşı sabırsız, çocuklarına karşı hırçındır.

 

Anne fıtratı otoriteyi taşırken hırçınlaşır

Düşünün lütfen: Eve geç gelmemesi konusunda kendisine defalarca ikaz edilen bir genç kız, yine eve geç geldiği bir gün, ilk önce ne yapar? Babasının evde olup olmadığını anlamak için, babasının ayakkabılarına bakmaz mı? Kapıyı açan anneye, ilk sorusu “Babam geldi mi, anne?” olmaz mı? Eğer babası evde ise, “Ufff” deyip oflayıp puflarken, “Ne olacak şimdi” demez mi? İşte bu çocuğun o an sergilediği bu davranışlar, doğal bir otorite olan baba ruhunun, çocuk üzerindeki tesiridir. Halbuki, bu kız, kapıyı açan anneye karşı aynı tedirginliği yaşamaz… Anne ona, “Nerede kaldın, biz sana ‘eve erken geleceksin!’ demedik mi?” diye serzenişte bulunsa bile… Muhtemel ki, çocuk, annesine karşı, “Ne olmuş yani, kötü bir şey mi yapıyoruz… Güvenmiyor musunuz bana…” diye karşılık verebilir… Kendisine böylesi cevap veren kızına karşı da birçok anne doğal olarak hırçınlaşıp, şiddete başvurabilir.

İşte bu örnekte olduğu gibi, eğer anne, erkekte bulunan doğal otoriteyi –o ya da  bu sebeple- kendisi yerine getirmeye kalkarsa, evin içinde öfke, şiddet ve huzursuzluk nöbetleri baş göstermemesi içten bile değildir.

O halde, bu yazımızla birlikte tüm anne babalara seslenmek isteriz ki: Ey anne babalar, ne günümüz modasına uyup, “pembe erkek” olmaya, ne de otoriter olacağım diye “hırçın anne” basitliğine düşmeyin… çünkü, çocuklarınızın “anne” gibi annelere… “baba” gibi babalara ihtiyacı var…

Psikolog-Adem Güneş



You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

Gülşen Yazıcı 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: dursunersin (03 Mart 2011 - 19:12)
  • İrfan Korkmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 334
  • Cinsiyet: Bay
  • Beni hatırlayanlarla işim olmaz;zaten unutmuşlardı
  • 62 Mesajı Toplam
    113 Kere Beğenildi
    • Gülen Köyü Web Sitesi
  • GSM: 0530 441 33 36
  Çok güzel bir paylaşım,teşekkürler

Yaşamak İçin Yaşlı,Ölmek İçin Çok Gencim

  • hacer biber.akyol
  • O Bir Visirli
  • *
  • İleti: 8
  • Cinsiyet: Bayan
siddet, aldatma, icki, kumar,gecimsizlik bunlar en buyuk etkenlerdir.
peki sizce sevgisizlik bunlarin arasina girmelimidir yoksa!!!!!!


  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
siddet, aldatma, icki, kumar,gecimsizlik bunlar en buyuk etkenlerdir.
peki sizce sevgisizlik bunlarin arasina girmelimidir yoksa!!!!!!

Girmelidir tabii... Tüm sebepleri kurcalarsanız eninde sonunda "sevgisizliğe" ulaşırsınız..

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."

  • Sadık Yılmaz
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 2.448
  • Cinsiyet: Bay
  • son nefesin tarihini yazmış ise kader.Azrail seni
  • 358 Mesajı Toplam
    493 Kere Beğenildi
    • Marankoz
  • GSM: 0536 553 63 59
sevgiyle bişen taş sonu olur aş
sevmeden güzel yok asıl buna şaş
hem sev hem sevil hem de sevdir
ömür tükeniyor ilerliyor yaş
severek sayarak sabırla kaynaş
sonu mutlulukdur olsanda ayyaş

sevdimde sevmedi sevduğum beni
uğruna tükettim ben bu bedeni
anlamadım ardındaki nedeni
boş ver anam sende unut terketipde gideni

sevdadan yana çile çekenler
cekip gider bu sevene yük deyil
sevip sevip ayrılığı seçenler
çeker gider buda ona ilk deyil

Sadık Yılmaz 'nin Mesajlarını Beğenen Kullanıcılar: LEMA (03 Mart 2011 - 09:36)
  • Aktif Visirli
  • *
  • İleti: 204
  • Cinsiyet: Bay
  • ÜLKESİNE SEVDALILAR
  • 33 Mesajı Toplam
    49 Kere Beğenildi
  • GSM: 0533 450 50 86
Lema hanım konuyu çok güzel yazmışsın. Eline sağlık.


  • P h o e n i X
  • Moderatör
  • *
  • İleti: 3.158
  • Cinsiyet: Bayan
  • Quae nocent docent!...
  • 184 Mesajı Toplam
    253 Kere Beğenildi
Lema hanım konuyu çok güzel yazmışsın. Eline sağlık.

Konuyu; fikirlerini ve yazılarını yakinen takip ettiğim Pedagog Adem Güneş yazmıştır.. Ben de çok beğendiğim ve faydası olur düşüncesiyle sizlerle paylaştım..

You Laugh At Me For Being Different...

I Laugh At You For Being The Same..


 
لاَۤ اِلٰهَ اِلاَّ اللهُ
ALLAH birdir. Başka şeylere müracaat edip yorulma, onlara tezellül edip minnet... çekme, onlara temelluk edip boyun eğme, onların arkasına düşüp zahmet çekme, onlardan korkup titreme. Çünki Sultan-ı Kâinat birdir, herşey'in anahtarı onun yanında, her şey'in dizgini onun elindedir; herşey onun emriyle halledilir. Onu bulsan, her matlubunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun."


 


Facebook Yorumları

         
Twittear